Ülkemizde gidilip görülmesi gereken pek çok yer var ancak bunların pek azı biliniyor ve popüler oluyor; başlıcası ise hiç şüphe yok ki Adalar bölgesinden oluşuyor. Neredeyse her yanı sonsuz mavilikle sarılı Türkiye’nin gezilip görülecek, masalsı bir deneyim yaşatacak adalarından haberdar değilseniz; Tatil Dükkanı Blog bu yazısında sizler için gidip görmeniz gereken muhteşem Adalar bölgesini kaleme alacak ve bir gezi rehberi oluşturacak.

Adalar Gezi Rehberi - Büyükada

Daha önce, Ege’nin Aşıklar Diyarı Cunda Adası ve Fethiye’nin Gizli Hazinesi Şövalye Adası gibi yazılarda, Türkiye’nin en güzel adalarının ikisinden detaylı bir biçimde bahsetmiştik, peki ya İstanbul’a oldukça yakın olan Adalar bölgesindeki muhteşem adalar?Önümüzdeki aylarda bir yerlere kaçmak istiyorsanız, aşağıdaki adalardan bir tanesi tercih edebilirsiniz.

22Kınalıada

Adını kızılımsı renginden alan Kınalıada, 1356 kilometrekare büyüklüğünde; İstanbul’a en yakın yerlerden bir tanesi ve bir hafta sonunu geçirmek için bu adadan daha iyi bir seçenek neredeyse yok. İklimi diğer adalara nazaran biraz daha sert olsa da, Kınalıada’nın atmosferi ve ihtişamı sizi içine daha ilk adımınızda çekiyor ve buraya tekrar tekrar gelmek istiyorsunuz.

Adalar Gezi Rehberi - Kınalıada - Çiçekler

Ermeni nüfusunun ağırlıklı olduğu Kınalıada, kozmopolit bir cennet. Bakıldığında, farklı kültürlerin ve insanların bir arada yaşadığı bu adada, yeşil bakımından diğer adalara nazaran fakir denilebilecek bir görüntü mevcut olsa da, özellikle gezilecek yerleri bakımından çok zengin bir ada olduğu aşikâr. Kınalıada’da gezilip görülmesi gereken, vakit geçirilmesi gereken pek çok yer var. Aşağıda sizler için bunları sıraladık.

21Ayazma Plajı

Türkiye’nin en güzel koylarından bir tanesi olan Ayazma’dan Türkiye’de Sonbaharda Gezilebilecek En İyi 10 Yer başlıklı yazımızda da bahsetmiştik. Özelleştirilmiş ve etrafında pek çok yaşam alanının bulunduğu Ayazma’da hem halka açık bir sahil hem de giriş ücreti ödeyerek giriş yapabileceğiniz yerler mevcut. Gün içerisinde sakin, huzurlu ve nezih bir ortamda bulunmak; sonsuz maviliği izlemek ve elbette dinlenmek isterseniz, Ayazma Plajı bunun için çok uygun. Etrafında, sauna ve spa merkezlerinin de bulunduğu bu plajı Kınalıada’ya gittiyseniz muhakkak görmelisiniz.

20Hristos Tepesi ve Manastırı

Hristos Tepesi, özellikle Bizans zamanında bir manastır bölgesi olarak hakimiyetini sürdürüyordu, şimdilerde ise tarihi bir keşif gezisi için oldukça uygun bir tepe olarak biliniyor. Bizanslardan kalma dört sütun taşının ve kemerli yeraltı sarnıcının bulunduğu bu tepede, ayrıca çeşitli tarihi kalıntılar ve harika bir manzara mevcut. Rivayet odur ki, Hristos Manastırı, eski bir Antik Yunan tapınağının üzerine kurulmuş, ancak buna dair kesin bir bilgi mevcut değil. Hem tarihi bir keşif gezisi yapmak hem de bolca manzara izlemek adına Hristos Tepesi ve Manastırı, Kınalıada’da gidilebilecek yerlerin başında geliyor. Ek olarak, burada ağaç gölgelerinden faydalanarak piknik yapabileceğiniz pek çok alanın olduğunu da hatırlatalım.

19Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi

Kınalıada’nın Narçiçeği sokağında bulunan Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi, 1857’de inşa edilen bir yapı ve günümüze kadar korunabilmiş. 1988’de Restorasyon işlemine başlanan bu kilise; adanın tek ermeni Gregoryen Kilisesi olarak bilinmekte. Mimari olarak ihtişamlı sayılabilecek bir iç görüntüsü bulunan Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesine mutlaka gitmenizi ve oradaki havayı, atmosferi solumanızı öneriyoruz.

18Kınalıada Cami

Burası, Türkiye’nin en ilginç camilerinden bir tanesi. 50’li yılların sonunda ada halkının talebi doğrultusunda Karaköy meydanındaki Karaköy Cami’nin sökülerek Kınalıada’ya taşınması uygun görülmüştü ancak taşıma esnasında çıkan aksilikler, bunu engelledi. İstanbul Boğazı’nın sularına gömülen Karaköy Cami’nin parçaları, tarihe karıştı. Sonrasında ise halkın da desteği ile Mimar Başar Acarlı tarafından Kınalıada Cami inşa edildi. Kubbesi olmayan, üçgen formda bir cami olan Kınalıada Cami, minaresi camiden bağımsız bir yapı ve özellikle yabancı turistlerin oldukça fazla ilgisini çekiyor.

17Burgazada

İstanbul’a bağlı olan Prens Adalarının üçüncü en büyük adası olan Burgazada, bir tatlı huzur almak isteyenlerin yeri olarak biliniyor. Kış sezonunda 1500’e yakın, yaz sezonunda ise 15 bin dolaylarındaki nüfusu ile dikkat çeken Burgazada, aynı zamanda Türk edebiyatının en önemli isimlerinden Sait Faik’in hayatının büyük bölümünü geçirdiği yer. 2003 Yılında meydana gelen yangın sonrasında yeşil varlığının çoğunu kaybeden adaya dair çalışmalar devam ediyor ve alanın yıllar içerisinde yangından sonrasına nazaran çok daha yeşil olduğu belirtilebilir. İlk hayvanat bahçesi, ilk senatoryum ve daha pek çok ilkin yapıldığı Burgazada’da gezilecek yerlere bir göz atalım. Tarihi yapıları, koyları, ibadethaneleri ile bu adada görülebilecek çok şey var.

16Aya Yani Kilisesi

867 Yılında İmparatoriçe Theodora tarafından inşa ettirildiği tahmin edilen Aya Yani Kilisesi’nin son hali 1896 yılında restore edildikten sonra ortaya çıkmıştır. Kilisenin altında, 11 basamakla inebileceğiniz bir zindan da mevcuttur. Rivayet odur ki, Methodius isimli bir papaz burada tam 11 yıl geçirmiştir. Hem mimarisi hem de gizemli hikayeleri ile Aya Yani Kilisesi, kesinlikle görülmesi gereken yapılardan bir tanesi.

15Sait Faik Müzesi

Türk edebiyatının en önemli değerlerinden biri olan ve özellikle hikayeleri ile hayatımıza anlam katan Sait Faik’in evi, artık Burgazada’da en çok ziyaret edilen yerlerden bir tanesi olan Sait Faik Müzesi adını aldı. Bir köşk olan bu müze, ücretsiz olarak ziyaret edilebilmektedir. Bodrum katında bir okuma odası,  giriş katında misafir ve yemek odası bulunan Sait Faik Müzesi’nde, ilk katta ise yatak odası ve kütüphane yer alır. Hem yaşantıya dokunmak hem de Sait Faik’i seviyorsanız ondan detaylar görebilmek için buraya mutlaka uğramanızı tavsiye ediyoruz.

14Kalpazankaya Plajı

Kalpazankaya, eşsiz manzarası ile bir zamanlar Sait Faik’in de çok sık zaman geçirdiği bir yer olarak bilinir. Burgazada’nın köşesinde bulunan bu plaj ve içerisindeki restoran, şehrin gürültüsünden uzak, doğaya yakın ve oturup sessizliği, sükuneti dinlemeye epey elverişlidir. Bir balık restoranı olan ancak zengin menüsü ile dikkat çeken Kalpazankaya restoranda yemek yerken, manzarayı izleyebilir; plajda doyasıya dinlenebilir ve elbette burada gün batımını izleyebilirsiniz.

13Heybeliada

Kınalıada ve Büyükada ile birlikte Prens Adaları olarak anılan Heybeliada da, Adalar bölgesinde gidebileceğiniz en güzel yerlerden bir tanesi. Büyükada’dan sonra en büyük Prens Adası olarak bilinen bu adanın özellikle İstanbul’a çok yakın olması ile, günübirlik geziler için çok uygun olduğu belirtilebilir. Sakinliği ve sükuneti sayesinde tercih edilebilecek adalardan biri olan Heybeliada’da, gezilip görülecek pek çok yer mevcut. Adalar bölgesindeki tüm yerleşkeler gibi, burada da kozmopolit bir yaşam alanı var ve özellikle tarihten esintilerin olduğu bir ada gezisi yapmak istiyorsanız, Heybeliada bunun için hayli uygun bir seçenek.

12Heybeliada Deniz Lisesi

Denizden adaya doğru yolculuk yaparken, dikkatinizi çekecek en önemli yapılardan bir tanesi, Heybeliada Deniz Lisesi. Kaptan-ı Derya Cezayirli Hasan Paşa tarafından kurulan ve Deniz Harp Okulu ile birlikte müfredatını oluşturan bu lise, 245 yıllık bir tarihi eser. 2016 Yılına kadar eğitimine devam eden bu lise, artık herhangi bir biçimde eğitim vermiyor ancak ziyaretçilere tamamen açık ve içeriye girip tarihten esintiler gözlemleyebilmeniz mümkün.

11Aya Yorgi Uçurum Manastırı

Heybeliada’nın güneyindeki bir yamaçta bulunan Aya Yorgi Uçurum Manastırı, Heybeliada’da gidilip görülmesi gereken en ilginç tarihi yapılardan bir tanesi. Gerçekten de bir uçurumun kenarına inşa edilmiş bu manastır, pembe renkte ve muhteşem bir manzaraya sahip. 1882 Yılında çıkan yangın sonucunda büyük bir hasar alsa da, belli yerleri hala korunabilen bu manastırda, görülmesi gereken en önemli şey ise şüphesiz kim tarafından yapıldığı hala belli olmayan Aziz George ikonası. İstanbul’da 18. Yüzyılda çıkan veba sonucunda, Rumların sığındığı bu uçurum manastırında, tarihi bir keşif yapın ve manzarayı doyasıya seyretmeden Heybeliada’dan dönmeyin.

10Bet Yaakov Sinagogu

40’lı Yıllarda Heybeliada’da artan Yahudi nüfusunun talebiyle açılan Bet Yaakov Sinagogu, 1956 yılında inşası tamamlanmış, mimarisi oldukça güzel bir ibadethane olarak biliniyor. Neve Şelom Vakfı tarafından yaptırılan bu sinagog, yaz aylarında çoğu zaman açıkken, kış aylarında nüfusun azalması sebebiyle kapalı kalabiliyor. Dolayısıyla, burayı gezmek için önceden açık olup olmadığını muhakkak öğrenmeniz gerekiyor.

9İsmet İnönü Evi

1924 Yılında rahatsızlık geçiren İsmet İnönü’ye dinlenmesi gerektiği salık verildiğinde, dinleneceği yer Heybeliada olacaktır. Refah Şehitleri Caddesi üzerinde bulunan bu ev, başlangıçta kiralık olarak tutulsa da, sonrasında İnönü ailesi tarafından satın alınmış; eşyaları ise Mustafa Kemal Atatürk tarafından satın alınmıştır. Günümüzde yalnızca bir müze olarak gezilebilen İsmet İnönü Evi, evdeki eşyaların değiştirilmeden kalması ile ünlü. O dönemden kalan pek çok fotoğraf ve eşyayı gözlemlemek için İsmet İnönü Evi’ni mutlaka ziyaret etmenizi öneriyoruz.

8Rum Ortodoks Ruhban Okulu

Dini eğitim vermek amacı ile Atina Üniversitesi’nden sonra kurulan ikinci okul ünvanını elinde bulunduran Rum Ortodoks Ruhban Okulu, Heybeliada’nın tarihi eserlerinden bir diğeri. 12 Patrik, pek çok akademisyen ve eğitmen yetiştiren bu okul, 1971 yılında devlete bağlandı ve sadece lise düzeyinde eğitim vermesi kararlaştırıldı. Patrikhane tarafından sonradan kapatılan eğitim kurumlarından biri olan Rum Ortodoks Ruhban Okulu, Heybeliada’da mutlaka görmeniz gereken bir yer.

7Büyükada

Gelelim, Prens Adalarının en büyüğüne ve en ihtişamlısına… Büyükada, kalbinizi fethedecek atmosferi, canlılığı ve elbette tarihi ile sizi memnun edecek muhteşem yerlerden biri. Yaklaşık 5,5 kilometrekarelik bir alana yayılan bu ada, biri kuzey, biri güneyde olmak üzere iki tepeye sahip.

Adalar Gezi Rehberi - Büyükada - Balıkçılar

Yaklaşırken bile adanın eski yapıda evlerine rastlayabileceğiniz, manzarasına doyamayacağınız Büyükada’da, vapur iskelesi ana meydanda bulunduğundan bir simge haline gelmiş Saat Kulesi’ni, sıra sıra dizilmiş tatlı restoranları ve iş yerlerini görmeniz mümkündür. Hizmet için gelen araçlar haricinde, motorlu araçlara asla izin vermeyen adada bisiklet, en çok kullanılan ulaşım araçlarından bir tanesi. Büyükada’nın gezilecek yerleri arasında hem doğası ile dikkat çeken hem de tarihi ile ruhunuza dokunabilecek pek çok yer var.

6Adalar Müzesi

Büyükada’nın güneyinde, Aya Nikola bölgesinde bulunan Adalar Müzesi, Prens Adalarının sürgünlerle dolu tarihini anlayabilmek ve kanıt içeren görsel, dökümanları görebilmek adına en doğru yerlerden bir tanesi. Adalar bölgesinin tarihini öğrenmek için gidilebilecek, ayrıca Osmanlı’dan kalma arşiv ve el yazmalarını da görebileceğiniz Adalar Müzesi, Pazartesi günü hariç her gün hizmet vermektedir. Her Çarşamba, müzeye girişin ücretsiz olduğunu da hatırlatalım.

5Prenses Koyu

Vapur iskelesinin hemen yakınındaki motorlara binerek ulaşım sağlayabileceğiniz, Büyükada’nın saklı kalmış köşelerinden bir tanesi olan Prenses Koyu; gidenlere bolca huzur ve temiz hava vadeden bir koy olarak biliniyor. Masmavi sonsuzlukta birkaç saat kendi kendinize kalmak, dalgaların sesini dinlemek ve elbette sevdiklerinizle bir fincan kahve içmek için kesinlikle ideal bir alan.

4Hamidiye Cami

1895 Yılında, Sultan Abdülhamit’in emri ile inşasına başlanan Hamidiye Cami, aslına bakarsanız bir okul olarak fikirleştirilip sonrasında adadaki Müslüman nüfusun artması sonucunda bir camiye çevrilmiştir. Süslemeleri ve mimarisi o dönemin endamına uygun şekilde düzenlenen Hamidiye Cami, duvarlarında ve pencerelerinde bulunan el yapımı işlemeleri ile dikkat çeker. 122 Yıllık bir geçmişe sahip bu camiyi, sadece el süslemeleri için dahi görmenizi tavsiye ediyoruz.

3Reşat Nuri Güntekin’in Evi

Ünlü edebiyatçılarımızdan Reşat Nuri’nin bir zamanlar Büyükada’yı çok sevdiği ve ailesi ile burada yaşadığı bilinmekte. Bakımı sürekli yapılan ve korunan yapılardan biri olan Güntekin’in evi, özellikle pembe panjurları ve beyaz rengi ile dikkat çekiyor. Deniz manzaralı bir köşk olan bu evde, Reşat Nuri Güntekin’in kızı Ela Gültekin hâlâ yaşamaktadır.

2Troçki’nin Evi

Stalin tarafından Rusya’dan sürüldükten sonra Büyükada’ya adım atan Marksist siyasetçi Lev Troçki’nin evi de Büyükada’da; artık harabe yapılardan bir tanesi olsa da her şeye rağmen görülmeye değer. Rus Devrim Tarihi ve özgeçmişini bu evde kaleme aldığı rivayet edilen Troçki’nin evinin içerisine girmenizi elbette önermiyoruz, zira burası riskli bölge olarak biliniyor. Ancak evin etrafını gözlemlemek ve tarihe ilgisi olanların fotoğraf çekmesi mümkün.

1Adakule

Büyükada’nın yangın kulelerinden biri olan Adakule, Orman Genel Müdürlüğü’ne ait beş katlı bir yapı. Issız bir patikada olan ve ziyarete açık olan bu yapının muhteşem bir manzarası mevcut. Hem bu yapıyı görmek hem de tepenin muhteşem mimarisinde gün batımını izlemek, pek çok kişinin hoşuna gidiyor ve size de mutlaka tavsiye ediyoruz!

Farklı konu başlıklarında görüşmek üzere!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here