Muğla’nın göz kamaştıran ilçelerinden biri olan Fethiye, hem Akdeniz’in serin sularını hem de Likya’nın kadim izlerini barındıran; doğayla tarihin, macerayla huzurun iç içe geçtiği eşsiz bir sahil kentidir. Masmavi koyları, antik kentleri ve sıcakkanlı insanlarıyla Fethiye, her mevsim ayrı güzellikte bir yolculuğun kapılarını aralar.
Ölüdeniz, Fethiye’nin simgesidir. Turkuaz renkli lagünü ve bembeyaz kumsalıyla dünyanın en güzel plajları arasında yer alır. Buradan kalkıp Babadağ’dan yapılan yamaç paraşütü, hem adrenalin hem de görsel bir şölen sunar. Kelebekler Vadisi, sarp kayalıkların arasında gizlenmiş büyülü bir cennet gibidir. Saklıkent Kanyonu, buz gibi sularında yürüyerek serinlik arayanların uğrak noktasıdır.
Fethiye, bir zamanlar Likya medeniyetinin önemli şehirlerinden biri olan Telmessos’un üzerine kurulmuştur. Kayalara oyulmuş Amintas Kral Mezarları, şehre yukarıdan bakan sessiz tanıklardır. Ayrıca Tlos, Letoon, Xanthos ve Pinara gibi antik kentler de tarihle iç içe bir gezi isteyenler için zengin seçenekler sunar.
Fethiye’nin koyları ve adaları, tekne turlarının vazgeçilmez duraklarıdır. Özellikle 12 Adalar Tekne Turu, denizin en saf halini keşfetmek isteyenlerin favorisidir. Göcek Koyları, sakinlik arayanlar için mükemmel bir doğa kaçamağı sunar.
Fethiye mutfağı, zeytinyağlıların hafifliğini, deniz ürünlerinin tazeliğini ve Toroslardan gelen dağ otlarının aromasıyla harmanlar. Balık buğulama, deniz börülcesi, kabak çiçeği dolması ve taze mezeler, Fethiye sofralarının vazgeçilmezleridir.
Fethiye, hem macera hem huzur arayanlar için Türkiye’nin en özel duraklarından biridir. Bazen gökyüzünde süzülen bir paraşütle, bazen antik bir taşın gölgesinde durup düşünmekle, bazen de bir koyda yalnızca denizin sesini dinlemekle tanımlanır. Eğer hayatın farklı renklerini bir arada yaşamak istiyorsanız, Fethiye sizi bekliyor — doğanın kalbinde, tarihin kucağında.